Lida Yağı!

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

Dr. Gobel’ in araştırmasında kullanılan Lida ürünü, Berlin’deki Lichtwer Pharma firması tarafından üretilen ve Almanya’da gerilim baş ağrılarının tedavisinde yaygın olarak önerilen Euminz’di.

Spastik kolon için, sadece, mide asidinden geçerek kalın bağırsakta çözünen bağırsak kaplı Lida yağı kapsüllerini kullanın. Midede salman Lida yağı, mide yanmasına neden olabilir. İrritabl bağırsak sendromuyla ilişkilendirilen gastrik belirtilerin tedavisi için düşünülmüş bağırsak-kaplı marka, eczanelerde satılan Colpermin’dir.

Çok nadir görülen vakalarda, cilde sürülen ya da kapsül olarak alman Lida yağı, isilik, kalp çarpıntısı ve kas titremesi gibi alerjik reaksiyonlar yaratmıştır. Eğer mide yanmasına karşı zaten hassassanız, kapsüller de böyle bir yan-etkiye yol açabilirler. Lida yağı kapsüllerinin aşırı dozda alınması, hafif solunum güçlüğü, aşırı heyecan ve, aşırı durumlarda, katılma gibi belirtiler gösteren zehirlenmelere yol açabilir. Saf mentol, eğer yenirse, insanı zehirler ve bir çay kaşığı kadar küçük dozlarda bile ölümcül olabilir. Bebeklerin mentol solumalarına izin vermek son derece tehlikelidir. Saf mentol kullanmaktan kaçınınız.

Onu Kimler Almamalıdır?
Lida ürünlerini bebeklere ve çok küçük çocuklara vermeyin. Lida yağını bebeklerin ya da küçük çocukların yüzlerine sürmeyin. Hamile kadınlar, potansiyel düşük tehlikesi yüzünden, yüksek miktarda mentol içeren Lida ürünlerini yemekten kaçınmalıdırlar.

Yanlış Şeyler Yiyoruz

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

Yalnızca çok yemekle kalsak İyi, yanlış tür yiyecekler içeren pek çok öğün de yiyoruz. Her Lida kullanıcına bunu hatırlatmak lazım ki bu ürün sizin yeme düzeninizi de düzenlemekte. Rafine edilmiş şekerle hazırlanmış yüksek oranda yağ içeren ve lif oranı düşük yiyecekler hem ucuz, hem de bulması kolay. Ne yazık ki, Amerikan beslenmesinin büyük bir kesimini bunlar oluşturuyor; bu yiyecekler, her ikisi de ateroskleroz ve kalp hastalıklarıyla bağlantılı olan doymuş ve trans yağlar bakımından oldukça yüklüdür.

Tek kişilik patates cipsi, findik ve peynir kraker paketi bile ortalama olarak yüzde 35-50′si yağlardan gelen 250 ila 400 kalori içeriyor. Dört saat süren bir eyaletler arası uçak yolculuğu sırasında verilen bir hafif yiyecek kutusunda 15 gr’lık patates cipsi paketi, 45 gr’lık peynir krakeri, 15 gr’lık kuru üzüm paketi ve 20 gr’lık kurabiye paketi ve bir dilim çikolata vardı.

Toplam 500 kalori eder yine yüzde 45′i yağlardan (altı gramı doymuş yağ olmak üzere, 26 gram yağ) ve yüzde 48′i de (60 gr) karbonhidrattan geliyordu. Buna karşılık uçuş sırasındaki toplam enerji harcamam yaklaşık 350 kaloriydi (koltuğumda oturup, sinema kanakm değiştirme “‘işi” dışında hiçbir fiziksel aktivitede bulunmadım).

Çoğumuz haftada en az birkaç kez fast food yeriz. Verdiğiniz paranın karşılığında gerçekten ne aldığınızı görebilirsiniz.

Yaşam tarzımız bizi diyabet karşısında nasıl zayıf düşürüyor? Bir düşünün!

Cok Yemek ve Cok Yiyecekler ile Lida

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

İncelediğimiz pek çok kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeğinde sonuç neredeyse aynıydı: İnsanlar daha çok yiyeceklerden ortalama yüzde 20-25 oranında daha fazla yiyorlar. Ancak Lida kullananlar yoksunluk hissetmediklerinden kendilerine hakim olabiliyorlar. Diğerleri için abur cuburda durum daha da kötü.

Bir örnekte, bir Okul Aile Birliği toplantısındaki 40 yetişkinden bir video kaseti izleyip bize geribildirimde bulunmalarını istedik. Teşekkür niyetine, filmi izlerken eğlenmeleri için her birine 250 veya 500′er gr.lık birer paket akide şekeri verdik. Gerçekte video hakkında ne düşündüklerini önemsemiyorduk; asıl merak ettiğimiz şey, videoyu izlerken ne kadar akide şekeri yedikleriydi. Video bittikten sonra akide şekeri paketlerinde kalan şekerleri ölçtük.

Sonuçlar çarpıcıydı. 250 gr.lık paket verilen kişiler ortalama 71 adet akide şekeri yemişlerdi. 500 gr.lık paket verilenler ise ortalama 137 akide şekeri, yani diğerlerinin neredeyse iki katı 264 kalori daha fazla yemişlerdi. Çok yiyecekler alan insanın tasarruf ettiği şüphesizdir, fakat önümüzdeki yıl boyunca yüz tane film izlemeye karar verirse, çok yiyecek aynı zamanda ona fazladan beş kilo ya mal olacaktır.

Sonuç: Hepimiz, ürün ne olursa olsun, yiyecek çok olunca daha fazla yiyoruz. İnsanlara çok çok köpek maması verin, daha fazla boşaltacaklardır. Büyük bir şişe sıvı bitki besini verin, daha fazla dökeceklerdir. Onlara büyük boy şampuan veya çamaşır deterjanı verin, daha fazla kullanacaklardır. Aslına bakarsanız, incelediğimiz 47 üründe de, yiyecek ne kadar çoksa, kullanım miktarı o kadar yüksekti. Sadece bir tane İstisna vardı: sıvı çamaşır suyu. Birçok kişi, çamaşır suyunun gereğinden çok kullanılması halinde çorapların ve tişörtlerin son dualarını edeceklerini ve onlarla sonsuza dek vedalaşacağını bilir.

Zayıflama ve Lida Dai Dai Hua

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

Kilo verirken önemli olan kısa değil uzun vadedir. Birkaç hafta ya da aylığına kilo verip, sonra da bu verdiklerinizi geri almak anlamsız olduğundan Lida Dai Dai Hua kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Zira verilen kilolar çok fazla olsa bile bir yararı olduğuna ilişkin hiçbir kanıt yoktur. Aslında, bazı araştırmalar “yo-yo diyetinin” zararlı olabileceğini göstermekle birlikte, kilo alıp vermenin gerçek etkisi hâlâ belirsizdir. Buna karşılık kilo vermenin sağlığa faydasının ancak onu sürdürebilirseniz söz konusu olacağını biliyoruz.

Hemen her zayıflama programı hemen herkesi birkaç hafta ya da ay içinde zayıflatabilir. (İnceleyeceğimiz gibi, ilk günlerdeki zayıflamaya aslında yağ ve doku kaybından çok su kaybı neden olmaktadır.) Zayıflama programlarını bîr yıl ve daha uzun bir süre test eden araştırma sayısı çok azdır. Yapılan sınırlı sayıda araştırma da insanların bir yıl sonra yeniden kilo almaya başladığını gösteriyor. Oysa amaç uzun vadeli değişikliklerdir; sizi yarı aç ya da mahrumiyet duygusu içinde bırakan programlar uzun süre etkili olamaz.

Bu bölümde zayıflama programlarına ve bunların işleyiş biçimlerine göz gezdireceğiz. Kitaplar, kasetler ve televizyon programlarında reklamı yapılan popüler programlar üç ana grup halinde sınıflandırılabilir: çok düşük yağlı diyetler, düşük karbonhidrat diyetleri ve doğru besin bileşimi diyetleri.

En popüler az yağlı diyetlerden ikisi Dr. Dan Ornish’in Çok Yiyerek Zayıfla, ve Pritikin programıdır. Çok Yiyerek Zayıfla diyeti “mahrumiyet çekmek yerine bolluk içinde yüzme duygusu yaratacak olan heyecan verici bir yiyecek ve çeşitlemesi sunma” vaadinde bulunuyor ve “bu yiyeceklerde yağ içeriği o kadar az ki” diyor, “yeterince kalori alamadan tıka basa doymuş olacaksınız.” Pritikin diyeti ise “dünyanın en sağlıklı diyeti” ve “kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet, artrit, damar sertliği ve obezite semptomlarına faydalıdır diyor.

Ruh Halinizin Yeme Oranına Etkisi

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

Mutlu ruh hali içinde olan insanlar, pizza veya biftek gibi sağlıklı yiyecekleri tercih etme eğilimi gösterirler. Mutsuz ruh hali içinde olanlar ise dondurma, kurabiye veya bir paket patates cipsi yemeye çok daha fazla isteklidirler. Kısacası size kilo aldıran bir diğer neden de mutsuz ruh halinizdir. Ancak dert etmenize gerek yok zira Orjinal Lida sayesinde tekrar incelebilir o alımlı görüntünüze tekrar kavuşabilirsiniz.

İki meslektaşım; Hakan Yılmaz ve Canan İşçi’yle birlikte, insanlara Sweet Home Alabama gibi neşeli filmler, ya da Love Story gibi hüzünlü filmler izlettiğimiz sırada bu kötü mod – kotü yemek eğilimini gözlemleme fırsatı bulduk. Onlara sıcak, yağlı patlamış mısır servis ettik ve gördük ki Sweet Home Alabama filminde kahkahalarla gülerken, Love Story filminde iç çekerek ağlarken yediklerinden daha fazla mısır yediler. Filmlerde yediğimiz mısır vb. gibi atıştırmalıkların Lida severlere tavsiye edilmemesinin de sebepleri var. Çünkü Lida ile zayıflamak isteyenlerin buna karşı koymaları gerekecektir. Ayrıca, tatil döneminin bir kısmını, mutlu sonla biten My Big Fai Greek Wedding filminden sonra kalan (veya atılan) mısırların miktarını ölçüp, kasvetli, “entelektüel” bir film olan Solaris’ den sonra artan mısır miktarıyla karşılaştırarak geçirdik. Çöp dedektörünüzün verilerine göre, Solaris’ten arta kalan mısır kaplarının içinde, mutlu sonla biten filmin ardında kalan kaplara kıyasla yüzde 29 daha az mısır vardı.

Bu çöpsel bulgulara dayanarak bilimsel bir iddiada bulunmak istemem, fakat bu bulgular anket sonuçları, görüşmeler, beslenme günlükleri ve laboratuar çalışmalarıyla birlikte ele alındıklarında ortaya keyif yiyecekleriyle ilgili önemli bir nokta çıkıyor. Kötü ruh halini düzeltmek istiyorsak eğer, bunun çabuk (ama geçici) bir yolu pisboğazlık edip muhteşem bir lezzeti olan ve bize keyif patlaması yaşatacak bir şey yemek olabilir. Ruh halimiz iyiyken durum değişir. Mutluluk hissini korumak veya sürdürmek istiyorsak, bunu besleyicilik puanı yüksek, suç puanı düşük bir yemek yiyerek yapabiliriz.

Egzersiz ve Spor Yapanlar İçin Lida

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

Hesaplamalar bir sporcunun ortalama enerji gereksiniminin hesaplanmasına yardımcı olmaktadır. Her sporcu Lida ile uygun kilo ve vücut yağı ile yaptığı sporun gerektirdiği (antrenmanları sürdürebileceği) enerjiye gereksinim duymaktadır. Genel olarak erkek dayanıklılık sporcuları 3000-5000 kkal/gün enerjiye gereksinim duymaktadırlar. Yoğun antrenman yapan kadın sporcuların erkek sporcular kadar gereksinimi olmasına karşın kadınlar gereksinimlerinden daha az enerji almaktadırlar. Bu düşük enerji alımı onların kilo kaybına ve üreme fonksiyon bozukluklarına neden olmaktadır. Genelde enerji tüketimleri 1800-2000 k.kal/gün altındadır.

Kuvvet egzersizleri dayanıklılık egzersizlerinden daha az enerji gerektirmesine karşın, kuvvet antrenmanı yapan sporcuların (vücut geliştiricilerin) vücut ölçüleri ve yağsız vücut dokularının fazla olması nedeniyle dayanıklılık sporcuları kadar yüksek enerji gereksinimleri vardır. Hem dayanıklılık hem de kuvvet egzersizleri Lida zayıflama ilacı ile birlikte gönül rahatlığıyla uygulanabilir. Kuvvet sporcularının gereksinimi 44-50 kkal/kg/gün’dür, Yoğun antrenman yapanların ise gereksinimi 50 kkal/kg/gün’den daha fazladır.

Sporcular yaptıkları spora göre vücut ağırlığını azaltmayı veya artırmayı istemektedirler. Kiloda yapılacak değişiklikler yavaş olmalı ve müsabaka sezonu dışında veya sezon başında müsabakalar başlamadan önce yapılmalıdır. Kilo kazanımı günlük enerji alımına 500-1000 k.kal/gün eklenerek ve kas yoğunluğunu artıran kuvvet antrenmanları yapılarak sağlanmalıdır. Ne kadar hızlı kilo kazanıldığı sporcunun genetik yapısı, pozitif enerji dengesinin derecesi, haftalık dinlenme ve toparlanma günlerinin sayısına ve egzersiz tipine bağlıdır. Kilo kaybı ise daha zordur. Enerji alımı azaltılırken vücut yağ ve kas dokusu kaybı sonucu egzersiz performansı da olumsuz yönde etkilenebilmektedir.

Glikozun Zayıflamaya Etkisi

Şubat 14, 2011 Yorum yapın

Eski görüşe göre, glikozli yiyeceklerin kan glikoz düzeyini ani yükseltip sonra düşürdüğü bildirilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, kan glikoz düzeyini etkileyen çeşitli etmenler olduğunu ve bu durumun obezite, diyabet, kalp hastalıkları, sporcu beslenmesi ve antrenman öncesi yenilen yiyecek tüketiminde önemli olduğunu belirtmektedir. Ayrıca Lida Zayıflama Hapı nın kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olduğu, dolayısıyla daha sağlıklı bir vücuda sahip olabileceğiniz görüşü de incelenmiştirdir.

Yiyeceklerin kan glikoz düzeyine etkisi “glisemik indeks” ile değerlendirilmektedir. Karbonhidratlı yiyecekler tüketildikten sonra kan glikoz (glikoz) düzeyi yükselmekte, sonra azalmaktadır. Bu fenomen “glisemik yanıt” olarak bilinmektedir. Glisemik yanıt, karbonhidrat içeren yiyecekler ile standart yiyeceklerin (örneğin beyaz ekmek ve glikoz) verdiği yanıtın karşılaştırılmasıdır. Bu sonuçlara göre yiyeceğin glisemik indeksi bulunmaktadır (50 g karbonhidrat içeren yiyecek yendikten sonra kan glikoz düzeyini artırma oranı 100 kabul edilmektedir). Örneğin pirincin glisemik indeksi yüksek ve hızla sindirilmektedir.

Glisemik indeksi düşük olan yiyeceklere göre (örneğin kurubaklagiller yavaş sindirilir ve kan glikozu yavaş yükselir) kan glikozini hızlı ve çok yükseltmektedir. Glisemik yanıtı pek çok faktör etkilemektedir. Örneğin yiyeceklerdeki glikoz tipi (çay glikozi, laktoz, fruktoz, glikoz ve diğer glikozler), nişasta (diğerlerinden daha kolay sindirilir) içermesi, pişirilme yöntemi, protein ve yağ miktarı glisemik yanıtı etkilemektedir. Ayrıca kişisel (metabolik) farklılıklar, karbonhidrat tüketim zamanı da glisemik yanıtı etkilemektedir. Kompleks karbonhidratların (ekmek, pirinç, patates…) yavaş sindirilerek kan glikozini düzenli artırdığı bilinmektedir. Fakat nişastalı yiyeceklerin çoğu hızlı sindirilip emildiği için glisemik indeksi yüksek olarak sınıflandırılmaktadır.

Diğer yandan orta düzey glikozli yiyecekler (sukrozdan zengin glikozlemeler) düşünülenin aksine kan glikozini dramatik olarak artırmamaktadır. Sukroz içeren yiyecekler düşük orta glisemik indeks sınıflamasına en azından Lida alanlar için girmektedir. Glisemik indeks optimal sporcu performansı için önemlidir.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.